21 Mayıs 2012
 |    Facebook    Twitter  | 
ShowTv Net
Yazarlar
PERSPEKTİF / Said Erdoğan
 

Genelkurmay Gazetecileri

Görülüyor ki, rutin olması gereken bir YAŞ süreci daha, bu ülkede kimileri tarafından bir krize dönüştürülmeye çalışılıyor. Bu tablonun beyhude olduğunu, sadece geçmişteki örneklerden yola çıkarak ortaya koymakta fayda var.
Hatırlanırsa, bundan sadece 6–7 sene öncesine kadar, MGK toplantıları aynı şekilde ele alınıyor, toplantı noktasına basın üs kuruyor, tüm gün boyunca canlı yayınlar yapılıyor, “flaş, flaş, şok, şok, şok” denilerek, MGK’nın askeri kanat temsilcilerinin kaşını kaldırması ya da arabadan iniş şekillerine bile anlamlar yüklenmeye çalışılıyordu. Her bir MGK, hükümet üzerinde “siyasi baskı kurmak” amaçlı olarak farklı farklı şekillerde sunulmaya çalışılıyordu. Derken hükümet bazı düzenlemeler yaptı. MGK Genel Sekreteri sivilleştirildi, MGK’lar ayda bir yerine, iki ayda bir yapılmaya başlandı ve MGK kaynaklı sahte gündemler giderek azaldı ve sona erdi.
Medyamız durmadı ve kendisine yeni bir gündem buldu. Bu defa da, HSYK toplantıları “şoklar ve krizler” eşliğinde sunulmaya başlandı. Öyle ki, bu süreç bir futbol maçına bile döndürülmeye çalışıldı. Hatta bu kurumların yöneticileri, kendilerini pop star sanmaya başladı ve mikrofonu gören, devlet terbiyesini bir kenara bırakıp, abuk subuk beyanatlar vermeye başladı. Derken bir referandum oldu ve HSYK yapısı değişti. Ardından HSYK bazlı “şok şok şok” gündemleri de yok oldu gitti. Benzer şekilde, son seçimlerden sonra, Danıştay ve Yargıtay başkanlıklarının beyanları üzerinden üretilen “şoklar” da bitiverdi.
Şimdilerde, “şok üretmeye meraklı” gazeteciler, ellerinde kalan son unsur olan, YAŞ üzerinden “şok haber” üretmenin peşindeler. Ama o da ellerinde patlamış gibi görünüyor zira YAŞ da beklenen seyriyle gerçekleşiyor. Kimse, 2 gün sonra emekli olacak isimlerin erken emeklilik taleplerini ciddiye almıyor ve almazdı da. Olan biten şudur. Genel Kurmay Başkanı istifa etmiştir çünkü kadrosunu kendi oluşturamıyor. Bu oluşumun önünde, geçmişte bazı askerlerin kişisel tavır ve tafraları ile yargı kararları engel teşkil ediyor. Bunu gören Genel Kurmay Başkanı da, hareket alanı daraldığı için, devlet terbiyesi içinde, afra tafra yapmadan, gereksiz yere agresif bir tavır takınmadan, makul bir serzenişle görevini bırakıyor. Nitekim bırakışı zamansız olsa da, tavrındaki ılımlılık sebebiyle, kamuoyundan da olumsuz tepki almıyor. Ülkede de hayat devam ediyor. Ne borsa çöküyor, ne dolar fırlıyor, ne de başka bir şey oluyor.
Oysa bizim kendini “duayenden” sayan kofti gazetecilerimize göre, bu çok büyük bir kriz idi ve YAŞ toplanamayabilirdi. Bu bir ilkti, boru değildi. Hükümet bunun altından kalkamayabilirdi. Pusulasını Genel Kurmay’a çeviren Ana Muhalefet Partisi lideri, bu gaza gelip tatilini yarım bırakıyor, Ankara’ya dönüp, hükümetten hesap sormanın planlarını yapıyordu.
Ama kazın ayağını öyle olmadığı çok geçmeden anlaşıldı ve Ana Muhalefet tepki çıtasını düşürürken, düne kadar istifayı bir şok olarak tanımlayan ve abuk subuk laflar edenler, hatta istifa etmeyen komutanları “acaba ordu evlerine girebilecekler mi” gibisinden tehdit edenler, şimdilerde başladı kıvırmaya ve “ben onu söylemedim, öyle kastetmedim” filan demeye.
Oysa göremedikleri veya görmek istemedikleri bir gerçek, tüm çıplaklığıyla ortada duruyordu. Halk, sahte gündemlere prim vermiyordu. Sahte “ekonomik veya siyasal” kriz manipülasyonlarına da prim vermiyordu. Dahası, halk, kendisini duayen olarak kaskallamaya çalışan ve performansları TSK’dan gelecek bilgi kırıntılarına bağlı olan kesimleri muteber bulmuyordu. Ama onlar, son bir gayretle, siyasi yönlendirme ve hatta utanmadan, aba altından sopa göstermeye devam ediyorlardı.
Bir dikkat çeken olay daha var. Bu tip haberleri, üretenler ile bu haberlere yer veren organların hep “aynı medya organları” oluşu. Adlarını burada zikretmeye gerek var mı bilinmez ama “tarafsızlığıyla” şişinen bir TV kanalı ile kendini “merkez medya” olarak sunan bir yazılı medya grubu. Tabi tüm yazarlarını bu şekilde göremeyiz ama bu grupların ağırlıklı olarak belli isimler ve onların kendi beklentilerini kamuoyu gerçeği gibi yansıtmaya çalışan (wishful thinking yapan) yazarlarını tefe koymakta bir sakınca yok.
Tam burada, bir grup gazeteciyi ismiyle anmakta yarar var. Seneler öncesinden itibaren, NTV’de siyaset üzerine söyleşiler yapan 6–7 isim vardı. Bunlardan Emin Çölaşan gibiler, erkenden tasfiye olup gittiler ama Sedat Ergin, İsmet Berkan, Fikret Bila ve Murat Yetkin için özel bir parantez açmakta yarar var. Bu dört ismin çoğu, andıçlarda “güvenilir gazeteciler” olarak geçse de, aslında iyi bir yayın performansı sergiledikleri ortadaydı ama 2007 ile başlayan Ergenekon sürecinde, bunlardan sadece İsmet Berkan’ın “demokrasiden yana” tavır koyması ve diğerlerinin Genel Kurmayın gazetecisi olabilmek için birbiriyle yarışmaları ilginçtir. Ben Metehan Demir gibi daha genç kuşağı çok fazla eleştiremiyorum çünkü onlar gördüklerini yapmaya çalışıyorlar ama yukarıdaki isimler, gerçeği ve trendi tüm çıplaklığıyla gördükleri ve “cinin artık şişeden çıktığını” bildikleri ve hatta itiraf ettikleri halde, hala ve ısrarla, suça bulaşma ihtimali olan askerleri aklamaya çalışan, sivilleri askerin baskısı altında gibi sunmaya çalışan tavırları hiç bitmedi. Israrla ve inatla, tarafsızlık kisvesi altında, “akredite gazetecilik” yapmaya devam ettiler ve son olarak, “pazartesi YAŞ toplanamaz” türü beyanlar ya da “istifa etmeyen Paşa, ordu evlerine girebilecek mi” türünden üstü kapalı tehdit savuranların, “Genç Subaylar Rahatsız” manşetini attıran Mustafa Balbay’dan farkı kalıyor mu acaba?
E tabi duayen diye sunulanlar bunları yapınca, NTV’nin diğer “akredite” unsurları da, başlıyorlar coşmaya ve çıtayı daha yükseğe çıkarmaya. Bir tanesi o kadar cozutuyor ki, çemkire çemkire konuşup, Güneydoğu’ya yapılan yolları “işgal hazırlığı” olarak sunabiliyor. İlk başlarda Ruşen Çakır ile birlikte kendilerini “tarafsız olanlar” diye yutturmaya çalışanların foyası, BDP otobüsünde sağa sola zafer işaretleri yapmalarının ardından iyice ortaya çıkınca, dünün Kemalistleri bugün birden “Kürtçü aktivist” olarak konumluyorlar kendilerini. Zaten Ruşen Çakır da geçmişte kendisini “cemaatleri tanıyan isim” olarak sunardı.
Bu kişilerin fark edemedikleri şu. Geçmişte bir köşe yazarı, ne yazarsa yazsın, unutulurdu çünkü kimse gazete kupürlerini araştıracak performansa sahip değildi. Ama bugün elimizde internet ve Google var. “Yahu bu şahıs dün şunu söylemiyor muydu” gibisinden bir şüpheye kapıldığımız anda, basit bir aramayla geçmişi ortaya çıkarabiliyoruz. Günümüz dünyasında, fikir bağlamında dijital iz bırakmadan yaşama şansı yok. Dolayısıyla, karargâh gazeteciliği yapanların, bunu çok dikkate almaları gerekiyor. Yoksa bugün dere kenarından kafasını çıkarıp, yarışma programları ile kendini hatırlatmaya çalışanlar gibi, kendilerinin de kamuoyu nezdindeki güvenilirliği sıfırın altına inebilir ve hatta birçoğunun inmiştir bile.
İçinde bulunduğumuz dönem, medya dünyasının özeleştirisini vermesi gereken dönemdir ve bu konuda samimi olamayanlar, fırsatçılık yapanlar ya da karargâha göz kırpanlar, yarın insan içine çıkamayacak hale gelebilirler. Grup psikolojisinden çıkıp, mahalle baskısından kurtularak, gerçekleri objektif bir şekilde dile getirebilenler, gelecek kuşağın kanaat önderi olmayı hak edecektir. Gazeteci şunu çok iyi bilmelidir ki, onun görevi iktidara ya da muhalefete haddini bildirmek, ahkâm kesmek, burnu büyük edalarla sağa sola laf çarpmak değil, yüksek dağları yaratmış edalarla şişinip, sağa sola akıl dağıtmak değil, olayları, birikimleri ile sentezleyerek, küçük de olsa bir “entelektüel mum yakmaktır”. Bunu yapamayan ya da bugüne kadarki beleş (karargah) rantını kaybetmek istemeyenler belki farkında değiller ama çoktan itibarlarını sıfırlamış durumdadırlar.

Selam ve sevgiler…

 
  E-Mail : said.erdogan@sgne.com
 
İstanbul
22
Gök Gürültülü Sağanak
Ankara
19
Gök Gürültülü Sağanak
İzmir
23
Gök Gürültülü Sağanak

 
12 MAYIS 2012
tarihli çekiliş sonucu
01
02
10
14
28
41
16 MAYIS 2012
tarihli çekiliş sonucu
12
22
28
29
33
+
11
10 MAYIS 2012
tarihli çekiliş sonucu
05
26
30
35
45
50
14 MAYIS 2012
tarihli çekiliş sonucu
03
06
09
11
13
19
20
26
28
34
38
41
43
45
46
49
52
59
60
68
73
74
Copyright ©1994-2012 EKSEN
 
vidivodo.com | ceptown.com | acunmedya.com | yayinonline.com | showplus.com.tr | kontrahaber.com
kontratv.com | kontranews.com | agubugu.com | maco.tv | hoptek.tv | ejdera.com